DÜNYANIN DURMASI GEREKMEZ MİYDİ?

,

Babam öldükten birkaç gün sonra dışarı çıktım.

Hava güneşliydi.

İnsanlar sokaklardaydı.

Bir kadın telefonda gülüyordu. İki genç kaldırım kenarında sigara içiyordu. Bir çocuk koşarak annesinin elinden kurtulmaya çalışıyordu.

Hayat devam ediyordu.

Ben buna şaşırdım.

Dünyanın durması gerekmez miydi?

Bir şey eksilmişti çünkü. Bir insan ölmüştü.

Hem de benim dünyamdan değil yalnızca. Dünyanın kendisinden. Öyle hissediyordum.

Karşıdan gelen adama söylemek istedim.

“Benim babam öldü.”

 Marketten çıkan kadına. Otobüs durağındaki çocuğa. Parkta oturan yaşlı adama.

Hepsine.

Sanki bilseler biraz yavaş yürüyeceklerdi. Seslerini biraz kısacaklardı. Gülmeden önce iki kez düşüneceklerdi.

Ama kimse bilmiyordu.

Bir süre insan buna içerliyor.

Sonra kabulleniyor.

Herkes bir gün kalabalığın içinde, kimsenin bilmediği bir kayıpla yürüyor.

O gün sokakta gördüğüm insanların da belki anneleri ölmüştü. Belki babaları. Belki eşleri. Belki de benim hiç bilmediğim başka şeyler eksilmişti hayatlarından. Bunu düşününce kızamadım.

Yalnızca yürüdüm.

Gökyüzüne baktım.

Dünyanın dönmeye devam ettiğini usulca kabul etmeye çalıştım. Babam ölmüş olsa da.

Yorum bırakın